Hızlı Okuma ve Etkili Not Alma Teknikleri ile Süper Öğrenme
- Eğitim Yazarı
- 28 Ara 2025
- 3 dakikada okunur
Bir zamanlar odam kitaplarla doluydu ama zihnim bomboş hissediyordu. Altını çizdiğim satırlar, aldığım sayfalarca not… Hepsi oradaydı ama soran olduğunda anlatacak bir şey bulamıyordum. Eğer sen de "okuyorum ama kalmıyor" hissini yaşıyorsan, yalnız değilsin. Ben de bu noktadan geçtim.
Yaklaşık on yıl önce fark ettiğim şey şuydu: Sorun zekâda ya da motivasyonda değil, okuma ve öğrenme biçimindeydi. Hızlı okuma ve etkili not alma, benim için birer teknikten çok zihinsel bir işletim sistemi güncellemesine dönüştü. Bu yazıda, gerçekten işe yarayan yöntemleri – hem bilimsel dayanaklarıyla hem de kendi deneme-yanılma sürecimle – paylaşacağım.
Neden Hızlı Okuyamıyoruz? (Zihnimizdeki Frenler)
Çoğumuz hâlâ ilkokulda öğrendiğimiz şekilde okuyoruz: Kelimeleri tek tek, içimizden seslendirerek. Buna subvocalization deniyor ve aslında beynin el frenini çekmek gibi. Beyin kelimeleri görüntü olarak algılayabilecek kapasitedeyken, biz onu konuşma hızına kilitliyoruz.
Benim için asıl kırılma noktası, gözlerimin sürekli satır başına geri döndüğünü fark etmemdi. "Burayı gerçekten anladım mı?" şüphesiyle yapılan bu geri dönüşler (regresyon), okuma hızımı ciddi şekilde düşürüyordu. Zamanla şunu öğrendim: Zihin bütünü gördüğünde, detayları çoğu zaman kendisi tamamlıyor.
Göz Kaslarını Eğitmek: Hızlı Okumanın Fiziksel Tarafı
Hızlı okuma sadece zihinsel değil, aynı zamanda fiziksel bir beceri. Gözler de tıpkı kaslar gibi eğitiliyor. Bende işe yarayan üç temel yöntem var:
Kalemle Rehberlik
İlk başta garip hissettirse de, okurken parmağımı ya da bir kalemi satırın altında kaydırmak geri dönüşleri ciddi biçimde azalttı. Gözlerimiz hareket eden nesneleri takip etmeye programlı.
Blok Okuma
Kelimeleri tek tek okumak yerine, üçlü-dörtlü gruplar halinde görmeye çalıştım. Sayfanın tamamına değil, orta bölgelere odaklandıkça çevresel görüş devreye giriyor.
Yumuşak Odaklanma
Sayfaya sert ve detaycı bakmak yerine, biraz daha gevşek bir bakış açısı geliştirdim. Bu sayede anahtar kelimeler kendiliğinden öne çıkmaya başladı.

Etkili Not Alma: Yazmak mı, Yeniden İnşa Etmek mi?
Bir dönem okuduğum kitapların neredeyse tamamını deftere geçiriyordum. Sonra fark ettim ki bu, öğrenmek değil; sadece kopyalamaktı. Kendime şu soruyu sormaya başladım:
“Bu notu beş yıl sonra okuduğumda, neden önemli olduğunu anlayacak mıyım?”
Etkili not alma, bilgiyi aynen aktarmak değil; onu kendi zihninden geçirip yeniden kurmak demek.
Cornell Metodu: Dağınık Zihinlere Düzen
Cornell Metodu’yla tanıştığımda başta üşendim. Sayfayı bölmek, ekstra zaman kaybı gibi gelmişti. Ama geri dönüp notlara baktığımda farkı net gördüm.
Not Alanı: Ana fikirler, kısa ve net maddeler
Anahtar Kelimeler: Okuma bittikten sonra yazılan sorular
Özet: Sayfanın en altına 2–3 cümlelik kişisel özet
Bir sayfayı özetleyemiyorsam, aslında tam anlamamış olduğumu kabul etmeyi öğrendim.
Feynman Tekniği: “Anladım” Demenin Gerçek Testi
Feynman Tekniği’ni ilk denediğimde moralim bozulmuştu. Bildiğimi sandığım konuları anlatırken sürekli takılıyordum. Ama tam da bu yüzden işe yarıyor.
Nasıl Uyguluyorum?
Konuyu, sekiz yaşındaki bir çocuğa anlatır gibi yazıyorum.
Takıldığım yerleri özellikle işaretliyorum.
Soyut noktalar için mutlaka analoji kuruyorum.
Bir konuyu basitleştirebiliyorsan, gerçekten anlamışsındır.

Hangi Teknik Ne Zaman Kullanılmalı?
Her metin aynı hızda okunmaz. Bir romanı hızla bitirmek keyfi öldürür, bir iş raporunu kelime kelime okumak ise zaman kaybıdır.
Göz Gezdirme: Kitap bana uygun mu?
SQ3R: Teknik ve akademik metinler
Zihin Haritaları: Yaratıcı çalışmalar
Feynman Tekniği: Kalıcı öğrenme gereken konular
Unutmamak İçin: Aralıklı Tekrar Gerçeği
Bunu acı şekilde öğrendim: Akşam çok iyi bildiğimi sandığım konu, ertesi sabah buharlaşıyordu. Unutma Eğrisi tam olarak bunu anlatıyor.
Benim sistemim basit:
1 gün sonra
1 hafta sonra
1 ay sonra
Sadece 5 dakikalık kısa tekrarlar. Bu küçük alışkanlık, bilgiyi kalıcı hale getirdi.
Bilgi Biriktirmek Yetmez, Onu Yönetmek Gerekir
Bugün dönüp baktığımda şunu net söyleyebilirim: En zeki olanlar değil, bilgiyi en iyi organize edenler kazanıyor. Hızlı okuma ve etkili not alma, bana sadece daha çok kitap bitirtmedi; öğrendiklerimi gerçekten kullanabilmeyi öğretti.
Bir kitap seç, bir kalem al ve ilk sayfayı birine anlatıyormuş gibi yaz. Zorlanacaksın. Ama tam da o noktada öğrenme başlıyor.

Hızlı Okuma Hakkında Sık Sorulan Sorular
Hızlı okurken gerçekten anlıyor muyuz?
Evet, ama aşırıya kaçmadan. Benim deneyimimde, gereksiz duraksamalar azaldıkça anlama arttı; hız abartıldığında ise düştü.
Feynman Tekniği zaman kaybı mı?
Hayır. Bir konuyu bir kez derin öğrenmek, onu defalarca yüzeysel okumaktan çok daha hızlı.
Dijital not mu, kâğıt kalem mi?
İlk öğrenme aşamasında kâğıt-kalem, arşivleme için dijital araçlar. İkisini birlikte kullanıyorum.
Her kitabı hızlı mı okumalıyız?
Hayır. Romanlar ve felsefe kitapları yavaş okunmalı. Hız, amaca göre ayarlanmalı.
Not alırken ne zaman durmalı?
Bölüm bittikten sonra. Kitabı kapatıp hatırladıklarını yazmak, öğrenmeyi ciddi şekilde güçlendiriyor.



Yorumlar